Pratik Tarif Tarifsizler

Tarifsizler



Zeynep, dun kurabiye yapmak istemis. Ben bu projeye dahil oldugumda, hamur buzdolabinda dinleniyor, kurabiyelerin ici de hemen hemen hazir durumdaydi. Kurabiyeleri birlikte hazirlayip, pisirdik. Yalniz anlamadigim bir sebeple, ic cok az geldi ve hamurlari tarifte istenen buyuklukte acmak mumkun olmadi. Tarif, Gourmet dergisinin Aralik sayisindandi. Dergilerde buldugum tariflere eskiden beri yuzde yuz guvenemem, kizima kusur bulmaktansa, sucu tarife attim gitti. Ikinci defa dener, bakarim diyecegim kadar ozel bir sonuc da almadigimiz icin, bu seferlik tarif vermeyecegim. Sadece dolgu malzemesi olarak kullanilan portakal kabugu sekerlemesi ve irice cekilmis antep fistigi karisimi hepimizin hosuna gitti. Tarifin ilham kaynagi ghotab adli bir Iran tatlisiymis. Merak edip arastirdim, ic dolgusu badem ve kakuleli, yagda kizartilan bir tatli cesidi oldugunu ogrendim. Zahmetli bir seye benziyor, bizim yaptigimiz Amerikanlastirilmis kurabiye turu benzeri bile epey el aldi.

Bu arada kucuk kizimin marifetinden de bahsetmeden gecmeyeyim: Yukardaki ilk resimde, kurabiyelerin altindaki seramik altligi Rana yapti. Uzerindeki deseni, eski bir tig isi yuvarlak ortuyu, kile bastirarak yapmis, renk de kendi secimi. Guzel, degil mi? Bu yakinlarda bana kasik altligi da yapti. O kadar hosuma gitti ki, kullanmaya kiyamiyorum.

Soz Rana’dan acilmisken, Rana’nin dogumgunu pastasindan bahsetmemek olmaz. Dogum gunu Rana icin cok onemli bir olay. Yil boyunca her ay en az bir kere, dogumgunune ne kadar kaldigini soruyor. Aralik ayi geldiginde, heyecan son haddini buluyor, “Ne zaman? Ne zaman?” sorularin s1kl1g1 da orantili bicimde artiyor. Ustelik bize bir kutlama da yetmiyor. Bu yil biri sinifta, biri camide, biri evde olmak uzere uc defa kutlayacagiz Rana’nin dogum gununu. Siniftaki kutlamayi hava muhalefeti yuzunden 2009’a ertelemek zorunda kaldik, evdeki parti ya onumuzdeki Pazar, ya da Pazartesi olacak. Camideki kutlama gecen Pazartesi, yani asil dogum gununde gerceklesti. Aslinda tek yaptigimiz, birlikte “Happy Birthday, Rana” diye sarki soylemek, ve Rana’nin mumlari uflemesini takiben pastasini yemekti, ama bu Rana’yi mutlu etmeye yetti.

Rana’nin pastasini ben yaptim, o da suslemesinde yardimci oldu. Arkadaslariyla konusup, cilekli ve joleli bir pasta istediklerine karar vermisti. Genellikle mevsime uygun yemege calisiyoruz, ama cilek ve o aileye dahil olan birkac meyva soz konusu olunca, akan sular duruyor. Hele soz konusu Rana’nin dogum gunu pastasi olunca, pasta istedigi gibi hic tartismasiz cilekli oldu.

Pastamizin dort pandispanya kati vardi. Kat aralarinda dolgu olarak, sirasiyla cilek sosu, cilek, pastaci kremasi ve krem santi kullandim. Ilham kaynagim, tadini cok sevdigim ve hafif buldugum Muzlu ve Ahududulu Sarlottu. Pastanin uzerine cilekli joleyle karistirilmis, bogurtlen, cilek ve ahududu koydum. Sonra Rana ile pastanin kenarlarini krem santi ile kapladik ve tuple rozetler s1kt1k.

Pasta 32 cm capinda oldugundan, buzdolabina sigdirmaga calismak yerine, ustu kapali on balkonumuzda bekletmege karar verdim. On balkonumuzu, kis aylarinda hep buzdolabi, ya da yerine gore buzluk olarak kullaniyorum zaten. Ama bu sefer beni bir surpriz bekliyordu. Gece hava birden soguyup, -12 C ye dusunce, buz gibi bir sabaha ve hemen hemen donmus bir pastaya uyandik. Ondan sonra, pastayi, yer actigim buzdolabina aldim ki, sanirim bu da bir hataydi. Sonuc olarak, pastamiz kesilirken epey bir zorluk verdi. Dilimler, bicimlerini koruyamadilar. Hatta ertesi gun pastadan artanlari dilim dilim degil, kasik kasik yemek durumunda kaldik. Bu durum, kismen sut kremasinin bekleyince su salma ozelliginden, kismen de pastaci kremasinin donmaya yuz tutup, sonra cozulunce, kivamini kaybedip, akici hale gelmesindendi. Dostlarla birlikte oldugumuz icin bu bir problem olmadi, ama ben sizlerle paylasmak istedigim hisseler cikardim bu kissadan.

  1. Ozellikle buyuk pastalar soz konusu oldugunda, kaplama/dolgu olarak cirpilmis sut kremasi kullanacaksaniz ve pasta bekleyecekse, biraz jelatin ilavesiyle, sut kremasini takviye edin. Yoksa, krema zamanla su salacaktir.
  2. Pastaci kremasini pisirdikten hemen sonra tereyagini ekleyin. Pastaci kremasi bir kere soguyup, koyulastiktan sonra tekrar malzeme ilave edilmesini, karistirilmayi, cirpilmayi vs pek sevmiyor. Bu durumda kivamini kaybedebiliyor. Ayni durum, hafif donup, tekrar cozuldugunde de oldu. Pastadan artan pastaci kremasini da on balkonda saklamistim. Donma cozulme olayinin ardindan, onun da kivaminin bozulduguna sahit oldum. Bu konuda daha tecrubeli olan arkadaslar, yazdiklarimda bir hata varsa duzeltirlerse, sevinirim. Cunku bir tek tecrubeden genelleme yapmak aslinda dogru degil.
  3. Simdi dusunuyorum da, kacinilmaz donma olayindan sonra yapmam gereken, pastayi balkonda birakmak ve servisten bir sure once iceri alip, anca yenilebilecek/kesilebilecek duruma gelinceye kadar cozdurmekti. Yillar once, bir arkadasimin disardan alinan dugun pastasinda, pastaci kremasinin hemen hemen donmus vaziyette oldugunu gorunce, buzluktan cikardiktan sonra pastanin cozulmesine firsat vermemisler diye, pastaneyi elestirmistik. Simdi anliyorum ki, bir bildikleri varmis bu zamanlamada.

Her tatsiz mutfak tecrubesinde yeni bir seyler ogreniyor insan. Bu guzel de, ozellikle misafire sunulacak bir seyse yapilan, kotu surprizlerle karsilasmak can s1k1yor. Bol misafirli sofralarin kurulacagi, 2008’in son gunlerinde size mutlu sonlu mutfak maceralari diliyorum.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir