Pratik Tarif Tarifsiz Mutfak Maceralarim

Tarifsiz Mutfak Maceralarim



Yilbasi yaklasti diye yine hamaratligim uzerimde bu aralar. Yanlis anlasilmasin; ben hamaratlasinca, evin durumu iyiden iyiye kotuye gidiyor, mutfagin da ciddi bir temizlige ihtiyaci var demek oluyor. Buna karsilik komsularimla, es ve dostla sicak iliskiler icindeyiz. Saydim, bu hafta 5 tatli birden yapmisim. Neyse ki iki tanesinin yeri yapilmadan belliydi, diger ikisinin de –paylasarak ve hediye ederek– eve kalan kismini azalttik. Ben boyle azimle mutfaktan cikmayinca, sizinle paylasacagim tariflerde de bir yigilma soz konusu oldu tabii. Onun icin oncelikle detayli tarif vermeyeceklerimi aradan cikarmak amaciyla bu girisi yaziyorum.

Once, yukarda sozunu ettigim bese dahil olmayan, fakat eski yazilarimdan birinde “tarifi borcum olsun” dedigim meyvali kase tatlisini yazayim. Ayrintili tarif vermeye gerek yok bence bunun icin. Ingiliz mutfaginin icadi olan bu tatli servis oncesi cok guzel duruyor cam tabakta, servis sonrasi goruntu ise bir daha yapmak konusunda kesinlikle caydirici. Belki dortgen bir payrekste, malzeme biraz arttirilarak yapilabilir ve boylelikle dilim olarak servis yapmak mumkun olur.

Ya da , uygun cam kadehleriniz varsa, kisiye ozel porsiyonlar olarak da yapabilirsiniz. Nitekim tarifin asli oyleydi; ama benim kadehlerim kucuk oldugu icin, buyuk kasede yapmayi tercih ettim. Dolgusu icin 1 bardak limon peltesi (lemon curd) ve 1 bardak cirpilmis sut kremasini karistirdim. Guzel oldu, baska tatlilarda da kullanmak uzere bu fikri aklima not ettim. Kedidillerini ahududu surubu ile islattim. Her kedidili katinin uzerine sirasiyla limonlu krema, ahududu, bogurtlen karisimi ve ince kat cirpilmis sut kremasi koyarak, tatliyi insa ettim. Ustu ise, ahududu marmeladi ile harmanladigim meyvalar ile susledim.

Bu tarifi, Bon Appetit dergisinin Aralik sayisindan uyarladim. Malzemelere bakildiginda, hafif ve guzel olabilecek bir tatli ama krema miktari bana cok fazla geldi. Belki sadece limonlu krema yeterli olacakti. Ayrica kedidilleri Saviordi cinsi olduklarindan, yumusamalari nerdeyse 1 gun aldi. Belki kremanin fazlaligi, bu nedenle gerekliydi, bilemiyorum. Neyse ki, cocuklar begenip yediler.

Ikinci tarifsiz tatlimin tarifini daha once vermistim. Zeynep’in sinifinin duzenledigi sinema gecesi icin yaptim bu Kahveli Brovnileri. Buraya sadece yeni cektigim resmi ekliyorum. Bazilarina belki biraz agir gelebilir ama cikolata, badem, kahve ve karamelin bulustugu bu tatliyi ben cok seviyorum.

Son tarifsiz tatlim, Pastaci Burcu’nun ilhamiyla ortaya cikti. Burcu, birkac hafta once, bloguna “Yakinda Geliyor” mujdesiyle Lavantali Makaron resmi koymustu. Ama sonrasinda epey mesguldu herhalde ki, tarif gelmedi. Boyle olunca, dun ben mutfaga girdim ve ilk lavantali makaron denememi yaptim. Ilk diyorum, cunku istedigim sonucu alamadigimdan bir daha denemem gerekecek. Makaronlara lavanta aromasini vermek icin, pudra sekerini kurumus lavanta ile bir gun beklettim on hazirlik olarak. Pudra sekeri lavanta kokusunu aldi gercekten. Ama dahasi olsun diyerek, pudra sekeri ve bademi cekerken, biraz da lavanta attim mutfak robotuna. Sonra da ince elekten gecirdim, minicik lavanta zerreleri de katisti badem unu ve seker karisimina. Dolgusu icin buzlugumdaki Beyaz Cikolata ve Krem Peynirli kremayi kullandim. Yarim bardak suyun icine bir tutam lavanta attim, hafif ateste kaynatarak siviyi azalttim. Sonra lavantalari suzdum ve ilittigim siviyi kremaya kattim. Seker de katip lavanta surubu yapabilirdim ama kremayi fazla tatli yapmak istemedigim icin gerek gormedim. Tereyag bazli kremalar sivi eklenmesini kaldiriyorlar; tahmin ettigim gibi kremanin kivami bozulmadi, ustelik lavanta beyaz cikolataya yakisti.

Buraya kadar hersey iyi, gelelim keske yapmasaydim dediklerime. Ilk olarak, hic yapmadigim bir is yaptim ve hem makaron hamuruna, hem de kremaya gida boyasi kattim. Gida boyalarini, gecen yil Rana’nin seker hamuru dogum gunu pastasini yapmak icin almistim. O zamandan beri mutfak dolabinda durup duruyorlardi. Baktim bu makaron renksiz olacak, bicak ucuyla cok az mor jel boya kattim. Pisman miyim? Evet, kesinlikle. Ustelik, ekleme asamasi da yanlis oldu. Ani bir ilhamla yumurta aki kopugunu yaptiktan sonra kattigim icin, boya iyi karismadi ve ebruli bir goruntu verdi makaronlara. (Bugun yakinimizdaki bir dukkandan dogal gida boyasi soracagim, moru likapadan elde ediyorlar. Biraz pahali oluyor dogal gida boyalari ama, lavantali makaronlarin devami icin lazim.) Ikinci hata ise, uykum geldigi icin kuruma asamasini kisa kesmem oldu. Sabah 2:00 de, makaronlari firina verdigimde, daha tam kurumamislardi. Eh, beklenen sey oldu, eteklenmediler ve kimisi ustten catladi. Iki yumurta akindan on tane iri makaron cikti. Birini Zeynep’le ben yedik ve memnuniyetle lavantali, hem de bariz sekilde lavantali oldugunu tescil ettik. Alti makaron Zeynep’le okula gitmek ve arkadaslariyla paylasilmak icin paketlendi, kalanlardan biri gozunu acar acmaz Yurdaer’e yedirildi ve neli oldugu kendisine soruldu. Yurdaer, eflatun renk verebilecek bir suru tahminde bulundu ama bir turlu lavantali diyemedi; eh, daha sabah kahvesini bile icmemisti. Kalan iki makaron da Bizim Pastane icin poz verdiler.. Bu makaron hikayesi de boyle bitti.

Hepinize guzel bir hafta dilegiyle,


Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir