Pratik Tarif Kurtarma Calismalari

Kurtarma Calismalari



Uzun zamandir zorunlu yemek isleriyle ugrasmak disinda mutfagima giremedim. Hala da cogunlukla kurtarma calismalari etrafinda donuyor mutfak aktivitelerim.

Once epeydir buzdolabimda duran kestanelerden pure yapmam gerekti. Gecen yil yorumlarda tavsiye edildigi gibi, on haslama yerine, firinlama teknigiyle kabuklar ve ic zarlardan kurtulmayi denedim. Birer cizik attigim kestaneleri onden 210 C ye isitilmis firinda kabuklar kestaneden ayriliyor gorunumu alincaya kadar pisirdim. (Not almadigim ve sizi yaniltmak istemedigim icin sure soylemiyorum.) Gercekten de kabuklar, cogu zaman ic zariyla beraber olarak, fazla bir caba gerektirmeden cikti. Gerci benim kadar cok kestane icin yapacaksaniz, yine de parmaklariniza iskence bu isler.

Kestaneleri kabuklarindan ayirdiktan sonra baska isler cikti. Dolayisiyla kabuksuz kestanelerimi guzelce paketleyip buzdolabina kaldirdim ve pisirme isini ertesi gune biraktim. Esas sorun da o zaman basladi. Kestaneler bir turlu pismek bilmedi. Bircok kere su eklemem gerekti. Firinda uzun uzun pisirdigim gibi, bir ara ocak ustune de aldim. Nafile! Pisme suresi uzadikca surubun rengi de koyulasti, hatta yanacak diye korktum bir ara. Toplam kac saat surdu bu pisme isi, inanin ben de bilmiyorum. En sonunda pes edip, pistigi kadariyla ince suzgecten gecirdim. Normalde yapmadigim bu is epey vaktimi aldi, neyse ki o sayede kestanelerin buyuk kismini pureye donusturebildim. Bu senenin mahsulu, renk olarak oncekilerden cok daha koyu renkli oldu. (Yukardaki resimde gorunen paketlerden en ustteki gecen yilin, asagidakiler ise bu yilin kestane puresi.) Lezzeti guzeldi guzel olmasina da, eger Turkiye’de yasiyorsaniz, sakin kendinizi bu islerle yormayin derim; hazir alin gitsin. Ben isin sonuna dogru sadece malzeme ziyan olmasin diye ugrasiyordum, kestane puresinin burdaki marketlerde az bulunur ve pahali olmasi motive edici faktor olmaktan cikmisti kesinlikle.

Firinlama isleminin kestanede yumusama zorlugu yarattigi hukmune varmadan ikinci bir deneme yapmak istedim. Ilk denemede buzdolabinda gecen bekleme suresinin sonradan yasadigim zorluklara etkisi nedir, onu merak ediyordum. Baska bir yerden az miktar daha kestane aldim ve bu sefer kestane sekeri yapmayi denedim. Kabuklari ve zarlari ayni yontemle cikardim. Kestaneler dagilmasin diye tulbentle paketledim ve hemen arkasindan da pisirme islemine gectim. Ayni zorlugu yine yasadim. Kestane sekeri denemem basarisiz oldu, tabii tam pismeseler de kestaneler elimden kurtulamadi, gide gele hepsini yedim. Sanirim bundan sonraki denememde, kabuklari ayiklama isi icin, biraz daha zor da olsa, firinlama yerine haslama teknigine geri donecegim. Bu deneyimimi kestane puresi yapmayi dusunen arkadaslar icin sizinle paylasmak istedim. Kullandigim olculer burdaki gibi.

Ikinci kurtarma denemesi de buzdolabinda epeydir bekleyen ricotta peyniri icindi. Ricotta bizim tuzsuz lora benziyor. Belki biraz daha suluca, lorla yogurt yari yariya karistirilarak oldukca yakin bir kivam elde edilebilir sanirim. Aklimdan peykekler filan gectiyse de, sonunda daha basit bir tatli olan Rasmalay’da karar kildim.

Rasmalay, benim en sevdigim Hint tatlilarindan. Kakuleyle tatlandirilmis sut icinde sunulan tatli peynir toplari olarak ozetleyebiliriz kisaca. Normalde ricotta kullanmak yerine peynirimsi kismi sut kestirilerek yapiliyor; anlayacaginiz benimki hileli Rasmalay oldu. Ustelik kakulem de yoktu, ben de hem peynire, hem de sut surubuna yesil cay tozu (maca) kattim. Ilerde gullu ve lavantali cesitlemelerini de denemek istiyorum ama simdiden tahmin ediyorum ki, en guzeli yine kakuleli orijinali olacak.

Bu tatliyi yapmak icin ricottayi biraz sekerle karistirip, 175C de, peynir icindeki kabin kenarlarindan ayrilincaya kadar pisirdim. Yarim saatten biraz daha fazla aldi, ama ricottanin kalinligina, kabinizin buyuklugune gore degisebilir sure. Sonra biraz sogutup, karelere kestim. Ote yandan 2 olcu az yagli sutle 1 olcu sut kremasini karistirdim (arzu ederseniz sadece sutle de yapabilirsiniz), icine biraz maca, biraz da vanilya ekledim ve pismis peynirimin uzerine doktum. Bir gece buzdolabinda bekleyip, sutunu biraz cekti tatli. Sonra ise soguk soguk, uzerine cekilmis fistik serperek ikram ettim. Yapimi cok kolay, proteini bol bir tatli; etle arasi olmayanlarimiz icin ideal.


Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir