Pratik Tarif Japon diyeti

Japon diyeti

Yaa evet diyet. Geldi yine o mevsim. Bir telaş bir telaş herkeste. İlle de mayo giyeceğiz diye değil elbet. Kışın nasıl olsa lahana misali kat kat giyiniyoruz, yazın nerelere saklayacağız yağlarımızı diye. Elbette hepimiz kalıcı olması için kilo vermeye çalışıyor, kimimiz başarırken kimimiz her sene aynı suçluluk duygusuyla bir kez daha diyete başlıyoruz. Tabii her yıl bir dolu diyet programı çıkıyor. Aman bir çılgınlık bir çılgınlık. O diyet kitaplarını kapışıyor, diyetisyenleri dinleyip duyuyoruz. Ben de bu sene çok yeni bir diyeti uyguluyorum. Japon diyeti. Zavallı Japonlar duysalar ne alaka bizimle ne ilgisi var bu diyetin diyebilirler. E var tabii. Hepsi çok basit, Japonlar gibi, azar azar yiyoruz. İşte burada benim güzel Japon kaselerim devreye giriyor. Oysa ben onları kullanmalara kıyamam. İçine yemekleri kor, fotoğraflarını çeker, güzelce yıkar, kurular kaldırırım ya bu sefer durum başka. Benden kıymetli değiller ya. İşte şimdi yemeklerimi Japon kaselerimin en ufaklarıyla yiyorum. Hepsini bir defada değil, bazen ikiye bölüyorum. Öğle ve akşam öğününde ille de sıvı bir şeyler yiyorum (Şükran’cığım öyle dedi, ben de onun sözünü dinliyorum. Yok o öyle dedi diye değil, bana şunu ye bunu yeme denmesinden hiç hoşlanmam. Sadece ben böyle yapıyorum, çok faydasını gördüm dedi, bana da mantıklı geldi). Çorbaysa çorba, çorba yoksa suluca pişirdiğim yemek. Mesela bu öğlen suluca pişirdiğim enginarım vardı. Bol taze soğanla pişmiş. Yanında da porsiyonunu oldukça küçülttüğüm (ki ben koca kaselerde yerdim salatayı) salatam. Turplu, havuçlu, cevizli. Porsiyonlar küçüldüğünde hiç hamallık yapmıyorsunuz. Mide memnun siz memnun. E mide bu, çöp tenekesi değil ki değil mi? Seviyorum ben bu Japon diyetini. Yaşasın kaselerim!

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir