Pratik Tarif Bana Bir Haller Oldu!

Bana Bir Haller Oldu!




Sizin de basiniza geliyor mu bilemiyorum ama benim kendimi mutfaktan alamadigim donemler oluyor. Ilk anda pek zararli bir sey gibi gorunmese de, bu donemlerde daha cok pasta, kek ve kurabiye yaptigimdan hem beslenmemiz acisindan pek saglikli olmuyor, hem de aksam oldugunda evde birden fazla tatli –ve kafamda hala yapmak istedigim baska tatlilarin hayali– olmasina ragmen yemek olmamasi gibi garip haller yasayabiliyoruz. Tabii uc cocuklu bir evde “o zaman pasta yesinler” demek imkansiz oldugundan, cogu zaman bu yogun mutfak aktivitesinin uzerine en hizli tarafindan bir de aksam yemegi hazirlaniyor. Kisacasi yorucu oluyor bu donemler ama neyse ki yilda sadece bir iki defa geliyorlar bana, ve kendi kendime verdigim hizlandirilmis bir pastacilik kursu kadar da ogretici oluyorlar.Iste boyle bir donemden cikiyorum bugunlerde. Bir cok sey denedim; oyle ki genellikle bloga koyacak bir seyim olsun gayretiyle mutfaga girerken, su anda elimdeki yayinlanmamis o kadar cok tarif var ki yaz tatiline cikana kadar bunlarin hepsini sizlerle paylasmaya vakit bulamayabilirim bile.

Yalniz bu donemlerin bir ozelligi de galiba daha maceraci ve oyle pek olme bicmeye gelmeyen bir ruh halini beraberlerinde getirmeleri. Bu sefer de bir cok denedigim kitaplardan degildi, yahut baslangic noktalari oyle ise bile, bir yerlerde kontrol elden kacti, recete filan bir yana atilip, mutfak perilerinin ilhamiyla bambaska seyler yapildi… Tabii bu isler olurken cogu kere not filan da almadim. Bazen sonradan birkac not ciziktirdim, kimi kere de ayrintilar unutuldu gitti. Onumuzdeki haftalarda tariflerimi her zamanki kadar ayrintili bulmazsaniz, neden boyle oldugunu bilesiniz ve beni hos goresiniz diye bunlari onden bir itiraf mahiyetinde yaziyorum.


Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir